Rasim Doğan
Köşe Yazarı
Rasim Doğan
c
 

KÜÇÜK ŞEYLERİN BÜYÜK BEDELLERİ

KÜÇÜK ŞEYLERİN BÜYÜK BEDELLERİ Rasim Doğan Geçen gün bir arkadaşımın işyerinde, alışveriş yapmak için gelen iki gencin sohbetine kulak misafiri oldum. Biri diğerine, "Bizim ev hayali yattı, ben de gidip kendime o çok istediğim el yapımı seramik fincanı ve pahalı nitelikli kahveyi aldım. En azından sabahları mutlu uyanırım," diyordu. İlk duyuşta sıradan bir tüketim çılgınlığı gibi gelen bu cümle, aslında ekonomik düzenin ve değişen insan psikolojisinin tam kalbine dokunuyordu. Çok değil, bundan bir kuşak öncesine kadar "lüks" denildiğinde akla ilk gelen şeyler büyüleyici evler, son model arabalar ya da sınır ötesi lüks tatillerdi. Başarı ve statü, bu büyük ve somut varlıklarla ölçülürdü. Ancak bugünün dünyasında, özellikle genç nesil için bu büyük hedeflerin kapısı ekonomik gerçekler ve dalgalanmalar nedeniyle büyük ölçüde kapandı. Geleceğe dair büyük planlar yapmak imkansızlaştı artık. Artık lüks, bir mülk sahibi olmak değil; iyi kavrulmuş bir kahve çekirdeğinin kokusu, cilde iyi gelen bir meyve, pikapta dönen bir plağın cızırtısı. Büyük hayallere gücü yetmeyen insanlarımız, teselliyi küçük ama anlık mutluluklar satın almakta buluyor. Bir evi dekore edemiyoruz belki ama çalışma masamızın üzerindeki o küçük bir obje hoşumuza gidiyorsa bizlere mutluluk veriyor. Sürekli bir şeylere yetişmeye çalıştığımız, geleceğin belirsizliğiyle boğuştuğumuz şu zamanda, kendimize ödettiğimiz bu "küçük bedeller" aslında bir nevi umut oldu. Büyük resmi değiştiremiyorsak, kendi penceremizin önünü güzelleştirme çabası bu. Sonuç olarak; bugünün dünyasında küçük şeylerin büyük bedelleri, aslında sadece cüzdanımızdan çıkan paradan ibaret değil. O minik harcamaların arkasında, hayattan kopmama, "ben de buradayım ve kendime değer veriyorum" deme arzusu yatıyor. Belki de dünyayı kurtaramayacağız ama o el yapımı fincandan içtiğimiz kahve, bize en azından bugünü kurtarma gücü veriyor.
Ekleme Tarihi: 08 Haziran 2026 -Pazartesi

KÜÇÜK ŞEYLERİN BÜYÜK BEDELLERİ

KÜÇÜK ŞEYLERİN BÜYÜK BEDELLERİ

Rasim Doğan

Geçen gün bir arkadaşımın işyerinde, alışveriş yapmak için gelen iki gencin sohbetine kulak misafiri oldum. Biri diğerine, "Bizim ev hayali yattı, ben de gidip kendime o çok istediğim el yapımı seramik fincanı ve pahalı nitelikli kahveyi aldım. En azından sabahları mutlu uyanırım," diyordu. İlk duyuşta sıradan bir tüketim çılgınlığı gibi gelen bu cümle, aslında ekonomik düzenin ve değişen insan psikolojisinin tam kalbine dokunuyordu.

Çok değil, bundan bir kuşak öncesine kadar "lüks" denildiğinde akla ilk gelen şeyler büyüleyici evler, son model arabalar ya da sınır ötesi lüks tatillerdi. Başarı ve statü, bu büyük ve somut varlıklarla ölçülürdü. Ancak bugünün dünyasında, özellikle genç nesil için bu büyük hedeflerin kapısı ekonomik gerçekler ve dalgalanmalar nedeniyle büyük ölçüde kapandı. Geleceğe dair büyük planlar yapmak imkansızlaştı artık.

Artık lüks, bir mülk sahibi olmak değil; iyi kavrulmuş bir kahve çekirdeğinin kokusu, cilde iyi gelen bir meyve, pikapta dönen bir plağın cızırtısı. Büyük hayallere gücü yetmeyen insanlarımız, teselliyi küçük ama anlık mutluluklar satın almakta buluyor. Bir evi dekore edemiyoruz belki ama çalışma masamızın üzerindeki o küçük bir obje hoşumuza gidiyorsa bizlere mutluluk veriyor.

Sürekli bir şeylere yetişmeye çalıştığımız, geleceğin belirsizliğiyle boğuştuğumuz şu zamanda, kendimize ödettiğimiz bu "küçük bedeller" aslında bir nevi umut oldu. Büyük resmi değiştiremiyorsak, kendi penceremizin önünü güzelleştirme çabası bu.

Sonuç olarak; bugünün dünyasında küçük şeylerin büyük bedelleri, aslında sadece cüzdanımızdan çıkan paradan ibaret değil. O minik harcamaların arkasında, hayattan kopmama, "ben de buradayım ve kendime değer veriyorum" deme arzusu yatıyor. Belki de dünyayı kurtaramayacağız ama o el yapımı fincandan içtiğimiz kahve, bize en azından bugünü kurtarma gücü veriyor.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sorgunmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.