Yanılgı ve yanlış
Yekta Güngör Özden
Toplumsal yaşamda her şey istediğimiz, umduğumuz ve beklediğimiz gibi olmuyor. Bu tanı ve bu kanı çok kimsenin paylaşacağı bir gerçektir. Hepimizin kişisel, toplumsal ve kurumsal düzeyde payımız olan bir yaşam gerçeğidir. Bilerek ya da bilmeyerek hepimizin yanlışları, yanılgıları içinde bu durumlara rastlanmakta, kendimizi alıkoyamadığımız alışkanlıklar, tutum ve davranışlar, tepkiler ve uygulamalarla pişmanlık duyuran durumlara düşmekteyiz.
Unuttuklarımız, yanlış algıladıklarımız için özür dileyerek bu durumları hemen şöyle sıralayabiliriz: Arsızlık, aşırma, acelecilik (aculluk), aymazlık (gafillik), ayrımcılık, asalaklık, ataklık, açgözlülük, adamsendecilik, aşağılık duygusu, baştansavmacılık, boşboğazlık, bölücülük, bencillik, bağımlılık, boşluk, bıçkınlık, bağnazlık, bilgisizlik, bozgunculuk, bilinçsizlik, çıkarcılık, cemaatçilik, çekiştirme, çekemezlik, densizlik, düşüncesizlik, düzensizlik, döneklik, doyumsuzluk, dedikoduculuk, düzenbazlık, erdemsizlik, efelik, fırsatçılık, falcılık, fesatlık, gevezelik, gevşeklik, görgüsüzlük, hoşgörüsüzlük, güdümlülük, hırsızlık, hortumculuk, haksızlık, ırkçılık, ilgisizlik, ilkellik, ikiyüzlülük, işsizlik, içtensizlik, iftira, ilkesizlik, inançsızlık, savsaklama (ihmal), kabalık, korkaklık, kaçakçılık, karalama, kapkaççılık, kendini beğenmişlik, külhanbeylik, küstahlık, kıskançlık, karşıtlık, kayırma, Bilgiye, ahlâka, deneyime bağlı olmayan kimi tutum ve davranışla yarar değil, zarar getirir. Yanılgılardan ve yanlışlıklardan uzak, soylu, ahlâklı, gerçekçi davranışlar yaşamın güvenceleridir İlişkilerdeki düzey ve düzen de insanlığın başlıca ışıklandır.
Yaşamdan yanlışı ve yanılgıyı çıkarmak kişilik kanıtıdır. Bir anlamlı söz Aldansanız da aldatmayınız'' yaşam çelişkilerinin doğallığına karşın tutum seçkinliğini anlatır, özenli davranmak, düzenli yaşamak insan varlığının değerini bilmekten sorumluluklarına uzanan bir anlam yükü taşır.
Yanlışı ve yanılgıyı önlemek ve düzeltip gidermek bir kazanım olmasına karşın nedense çocuklar ve gençler büyüklerinin uyarılarına karşı bir tür direniş gösterirler. Sonraları pişman olsalar bile artık iş işten geçmiş, alışkanlık yakalarına yapışmıştır. Kötü alışkanlıkların en sakıncalılarından biri inat denilen direnmedir. Yanlışı düzeltmek, özür dilemek birer erdemdir. Yaşamı her yönüyle katlanılır, yararlı ve yaraşır kılmak, onun değerini kavramak ve gereken özeni göstermekle olur.
İnsan yaşamının değişik evreleri, dönemleri, süreçleri doğallığıyla başlayıp bitmektedir. Bu zaman dilimi içinde karşılaşılan sorunlar, tadılan iyiliklerle güzellikler, varlığın olağan durumları niteliğiyle hepimizin ömrünü dokuyan öğelerdir. Her şeyin istediğimiz gibi gerçekleşmesi olanaksızdır. Kimi zaman direnerek, kimi zaman karşı çıkarak, kimi zaman da katlanarak olumsuzlukları atlatmaya çalışacağız
Yeni yıla girerken insanlığımızın, yurttaşlığımızın gereklerini yerine getirip getirmediğimizi iyi düşünmek, yanlışlarımızı yinelemekten kaçınmak, kavgayı, aykırılıkları, kötülükleri, suçları bir daha yinelenmeyecek biçimde kınayıp yaptırımlara bağlamak belirgin duyarlılığımız olmalıdır.
