Yahya Aksoy
Köşe Yazarı
Yahya Aksoy
f
 

2026 KUTLU OLSUN

2026 KUTLU OLSUN Yahya Aksoy “… Menzili ırak bu yolu/Bu yola kim varası/ Müşkülü çok bu yolun/ Bunu kim başarası…/bildik gelen geçer imiş/Bildik konan göçer imiş/Aşk şarabın içer imiş/ Bu mânâdan her kim duyar…”( 1)-Yunus Emre Ünlü Şair Fikret Sezgin: “Yatağına sığmaz, saatler nehir…/Bu gün pazartesi, yarın kim bilir.” “Ses ipine söz asan ünlü şair Arif Eren, “Dört Mevsimden Hatıralar “şiirinde “Bir salıncakta geçmiş zaman sallanır/ Vefalı günler mevsim mevsim hatırlanır …/ “Bir Kuştur Zaman” şiirinde ,” Sorguya çekmeli kendini insan/Vicdanıyla baş başa kalınca/Hatanın tekrarına izin yok/Kafesten uçan bir kuştur zaman…/ Veysel ,“İki kapılı bir handa gidiyoruz gündüz gece…”/ Ünlü düşünür Montaigne, & quot;Bir şey koparır bizden ,yıllar,akıp giderken" / Hz.Mevlâna, “Her gün bir yerden geçmek ne iyi/ Her gün bir yere konmak ne güzel/ Bulanmadan, donmadan akmak,ne hoş Dünle beraber gitti cancağzım/ Ne kadar söz varsa düne ait/ Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…!”/ Düşünür Hesıdos (İşler ve Günler eserinde) “Turnalar gökyüzüne doluştu mu yağmurlu günler başlar…” / diye yaşamı ifade etmekteler… Bilim ve kültür dünyasında derin etkiler yaratan rahmetli Prof.Dr.Ahmet Taner Kışlalı Külür Bakanlığı yayınlarına yazdığı giriş yazısında şöyle demekte : “Günümüzün insanı,bildikleri ile yetinmeyen,hızla değişen koşularda kendini yenileyebilen,özgün,barışçı, insancıl, hoşgörülü, topluyla bütünleşmiş, kendi kişiliğini geliştirirken başkalarının gelişmesine de çalışan toplumsal bir varlık olmak durumundadır. Bu, çağın gereklerine uygun,ama kendi benliğinden ,toplumun öz kaynaklarından kopmamış bir insandır. Çünkü insan ,ancak ulusal özelliklerini koruduğu oranda,çağdaş uygarlığa, evrensel kültür değerlerinin oluşmasına ve zenginleşmesine katkıda bulunabilir.”(2) Zaman ve mekân içinde insanlar ve uygarlıklar incelendiğinde çok değişik inançlar, felsefeler ve kültür değerleri karşımıza çıkmakta ve bu durumları da halk sözleri özetleyerek pekiştirmekte:“ O eski günler! Nerede?/Ömür kıvama geldi zaman tükendi !/Tandır kıvama geldi hamur tükendi!/ Zaman devr-i daimdir,geçen insan ömrüdür!Takvimler, zaman değil ömür yaprakları oldular !…” Maya ve Aztek uygarlığında zaman ayarı evrendeki güneş,yıldızlar ve gezenlerin hareketlerine göre düzenlenir ve tapınakların yapım felsefesinde esas alınırdı. Tarihi bilgilere göre eski Roma'da günlerin sayılması konusunda kargaşa yaşanması üzerine imparator Jül Sezar, yeni yılın başlangıcını olarak 1 ocak kabul eden "Jülyen Takvimi"ni M.Ö. 45 yılında uygulamaya koydu. 1582 yılında Papa Gregoriyus, yeni yıl başlangıcını 25 Mart olarak kabul eden ve yılı on iki aya bölen "Gregoryen Takvimi"ni (Miladi takvimi) düzenledi. Bu takvim 1572 yılında yeniden düzenlenerek yıl başı 1 Ocak tarihine alındı. Hicretin 17'nci yılında Halife Ömer zamanında uygulamaya konulan " Hicrî Takvim" Müslüman ülkelerde Peygamberimiz Hazreti Muhammed'in(S.S.) Mekke'den Medine'ye göç yılı 622 başlangıç olarak benimsendi. Gelişen teknoloji ile birlikte küçülen dünyada ,mobil cihazlara yüklenen programlarla " GPS- Küresel Konumlama Sistemi" ile günümüzde gezegenlerin yerlerinin belirlenmesi dahil birçok konum belirleme işlemi yapılabildiği ifade ediliyor. Yapay zeka günümüzü sürüklüyor! Türkülere, şarkılara, belgesellere, romanlara,dizelere,türkü lere, şarkılara ve tuvallere yansıyan, ölmez eserler bırakan üretken ve yaratıcı bir hayat sürekliliğini sürdüren antikalar gibidir. “Tozlar ve dumanlar olmasaydı, ademoğulları bin yıl yaşardı…”İbni Sina (980-1037)/Huzur içinde  yenen yavan ekmek, endişeyle yenen ziyafet yemeğinden daha değerlidir.” Bilge EZOP-MÖ.-?–ölümü 550 /“…İnsanlar her şeyi başka başka görürler, başka başka düşünürler : Düşünce ayrılıklarının asıl nedeni budur…/ Göklerin altındaki her şey, aynı yasanın ve aynı yazgının buyruğundadır…” Mantaıgne – denemeler, s. 19-76 Karaca y. /Âşık Veyesel’in söyleyişi ile “Koyun kurt ile gezerdi, fikir başka başka olmasa…”/Âşık Beyani :” …Sahip çık kimsye verme bir karış /Bu toprak üstünde başlat bir Yarış /Fikirle savaş yap fikirle barış/ kılıç en sonunda vurulur oğul..” sözleri bizi aydınlatmalar… N.Ferguson,” Dünyanın Finans Tarihi-Paranın Yükselişi” eserinde hayatın gerçeklerine ışık tutmakta: “Mangır,servet, kazanç,metelik; adına ne derseniz deyin,para önemlidir. Hıristiyanlar için para aşkı tüm kötülüklerin anasıdır. Komutanlar için savaşın payandası,devrimciler için işçinin prangasıdır…İspanyol fatihlerinin zannettiği gibi güümüşten bir dağ mıdır? Nasıl oldu da paranın büyük kısmının görünmez olup bilgisayar ekranlarındaki rakamlara dönüştüğü bir dünyada yaşamaya başladık? Para nereden geldi? Nereye kayboldu? Paranın yükselişi insanın yükselişi için elzemdir-Jacob Bronowski Bütün büyük tarihsel olayların arkasında finansal bir sır giizlidir ve bu kitap bu sırların en önemlisini aydınlatmak üzere yola çıkmıştır. Mesela rönesan sanat ve mimari piyasasında büyük bir patlamaya yol açmıştır.,çünkü mediiiiiiiici gibi İtalyan bamkerler doğudan öğrendikleri matematiği parasal işlere uygulayıp servet sahibi olmuşlardır. Hollanda,Habsburg İmparatorluğuna üstün gelmiştir…s-9-11 Er yada geç her balon patlar… er yada geç fiatların düşeceği beklentisini düşünen alıcılarınkini, er yada geç hırs yerine korkuya bırakır… 1929 ve 1933 yılları arasında büyük buhran’nın başlamasına neden olarak Amerikan bankacılık sistemindeki büyük darama gösterilir…Fins aynı zamanda aramızdaki farklılıkları da körüklüyor.Şanslı ve zeki olan zenginleşirken, şanssız ve pek zeki olamayanları yoksullaştırıyor…”s-18 Açgözlü hayaller paranın olmadığı bir dünya düşleyin, yeni insanlar kendilerine yaşamaları için gerekli olan ne varsa fazlasıyla veren,yarın kaygısı olmayan, ne varsa fazlasıyla veren doğaya gövenen , yarın kaygısı olmadan yaşayan, avcı, toplayıcı atalarına benzeyecekler …” (3) Nobel Ödüllü iktisatçı Jeseph Stiğlitz başkanlığında önde gelen ekonomist ve uzman, gelir ve servet eşitsizliği konusunda yazdıkları raporda bağımsız bir uluslararası panel kurulması çağrısında bulunmaktalar. “…Dünyanın İklim krizi kadar eşitsizlik kriziyle de karşı karşıya olduğu, bunun da siyasi istikrarsızlık ve çatışmaların artmasına ve demokrasiye olan güvenin azalmasına “ yol açtığı gerçeğine dikkatleri çekerek günümüzde dünyanın en büyük sorunlarına çözüm bulunması önerilmekte. . (4) N.Hoca’nın“ insanların hepsi bir tarafa giderse dünyanın dengesi bozulur…" sözünü unutmadan , çeşitli hastalıklarla mücadele eden dünyaya, iki gözle bakıp ayrıntıları ve farkları görerek , kökleri derinlerde sevgi ve dostluk çınarınızı büyüterek, sezgilerimizi toplumsal bakışla zenginleştirip ve dengeleri koruyarak ,gerçekleri gören , akıl ve mantık süzgecinde yeni bir yaşam anlayışıyla, sağlık ve huzur içinde yeni yılı ve yılları kutlayalım. Sağlığınız, umutlarınız ve mutluluğunuz sonsuz olsun…
Ekleme Tarihi: 03 Şubat 2026 -Salı

2026 KUTLU OLSUN

2026 KUTLU OLSUN

Yahya Aksoy

“… Menzili ırak bu yolu/Bu yola kim varası/ Müşkülü çok bu yolun/ Bunu kim başarası…/bildik gelen geçer imiş/Bildik konan göçer imiş/Aşk şarabın içer imiş/ Bu mânâdan her kim duyar…”( 1)-Yunus Emre

Ünlü Şair Fikret Sezgin: “Yatağına sığmaz, saatler nehir…/Bu gün pazartesi, yarın kim bilir.” “Ses ipine söz asan ünlü şair Arif Eren, “Dört Mevsimden Hatıralar “şiirinde “Bir salıncakta geçmiş zaman sallanır/ Vefalı günler mevsim mevsim hatırlanır …/ “Bir Kuştur Zaman” şiirinde ,” Sorguya çekmeli kendini insan/Vicdanıyla baş başa kalınca/Hatanın tekrarına izin yok/Kafesten uçan bir kuştur zaman…/ Veysel ,“İki kapılı bir handa gidiyoruz gündüz gece…”/ Ünlü düşünür Montaigne, & quot;Bir şey koparır bizden ,yıllar,akıp giderken" / Hz.Mevlâna, “Her gün bir yerden geçmek ne iyi/ Her gün bir yere konmak ne güzel/ Bulanmadan, donmadan akmak,ne hoş Dünle beraber gitti cancağzım/ Ne kadar söz varsa düne ait/ Şimdi yeni şeyler söylemek lazım…!”/ Düşünür Hesıdos (İşler ve Günler eserinde) “Turnalar gökyüzüne doluştu mu yağmurlu günler başlar…” / diye yaşamı ifade etmekteler…

Bilim ve kültür dünyasında derin etkiler yaratan rahmetli Prof.Dr.Ahmet Taner Kışlalı Külür Bakanlığı yayınlarına yazdığı giriş yazısında şöyle demekte : “Günümüzün insanı,bildikleri ile yetinmeyen,hızla değişen koşularda kendini yenileyebilen,özgün,barışçı, insancıl, hoşgörülü, topluyla bütünleşmiş, kendi kişiliğini geliştirirken başkalarının gelişmesine de çalışan toplumsal bir varlık olmak durumundadır. Bu, çağın gereklerine uygun,ama kendi benliğinden ,toplumun öz kaynaklarından kopmamış bir insandır.

Çünkü insan ,ancak ulusal özelliklerini koruduğu oranda,çağdaş uygarlığa, evrensel kültür
değerlerinin oluşmasına ve zenginleşmesine katkıda bulunabilir.”(2)

Zaman ve mekân içinde insanlar ve uygarlıklar incelendiğinde çok değişik inançlar, felsefeler ve kültür değerleri karşımıza çıkmakta ve bu durumları da halk sözleri özetleyerek pekiştirmekte:“ O eski günler! Nerede?/Ömür kıvama geldi zaman tükendi !/Tandır kıvama geldi hamur tükendi!/ Zaman devr-i daimdir,geçen insan ömrüdür!Takvimler, zaman değil ömür yaprakları oldular !…”

Maya ve Aztek uygarlığında zaman ayarı evrendeki güneş,yıldızlar ve gezenlerin hareketlerine göre düzenlenir ve tapınakların yapım felsefesinde esas alınırdı. Tarihi bilgilere göre eski Roma'da günlerin sayılması konusunda kargaşa yaşanması üzerine imparator Jül Sezar, yeni yılın başlangıcını olarak 1 ocak kabul eden "Jülyen Takvimi"ni M.Ö. 45 yılında uygulamaya koydu.

1582 yılında Papa Gregoriyus, yeni yıl başlangıcını 25 Mart olarak kabul eden ve yılı on iki aya bölen "Gregoryen Takvimi"ni (Miladi takvimi) düzenledi. Bu takvim 1572 yılında yeniden düzenlenerek yıl başı 1 Ocak tarihine alındı.

Hicretin 17'nci yılında Halife Ömer zamanında uygulamaya konulan " Hicrî Takvim" Müslüman ülkelerde Peygamberimiz Hazreti Muhammed'in(S.S.) Mekke'den Medine'ye göç yılı 622 başlangıç olarak benimsendi.

Gelişen teknoloji ile birlikte küçülen dünyada ,mobil cihazlara yüklenen programlarla " GPS- Küresel Konumlama Sistemi" ile günümüzde gezegenlerin yerlerinin belirlenmesi dahil birçok konum belirleme işlemi yapılabildiği ifade ediliyor. Yapay zeka günümüzü sürüklüyor! Türkülere, şarkılara, belgesellere, romanlara,dizelere,türkü lere, şarkılara ve tuvallere yansıyan, ölmez eserler bırakan üretken ve yaratıcı bir hayat sürekliliğini sürdüren antikalar gibidir.

“Tozlar ve dumanlar olmasaydı, ademoğulları bin yıl yaşardı…”İbni Sina (980-1037)/Huzur içinde  yenen yavan ekmek, endişeyle yenen ziyafet yemeğinden daha değerlidir.” Bilge EZOP-MÖ.-?–ölümü 550 /“…İnsanlar her şeyi başka başka görürler, başka başka düşünürler : Düşünce ayrılıklarının asıl nedeni budur…/ Göklerin altındaki her şey, aynı yasanın ve aynı yazgının buyruğundadır…” Mantaıgne – denemeler, s. 19-76 Karaca y. /Âşık Veyesel’in söyleyişi ile “Koyun kurt ile gezerdi, fikir başka başka olmasa…”/Âşık Beyani :” …Sahip çık kimsye verme bir karış /Bu toprak üstünde başlat bir Yarış /Fikirle savaş yap fikirle barış/ kılıç en sonunda vurulur oğul..” sözleri bizi aydınlatmalar…

N.Ferguson,” Dünyanın Finans Tarihi-Paranın Yükselişi” eserinde hayatın gerçeklerine ışık tutmakta:

“Mangır,servet, kazanç,metelik; adına ne derseniz deyin,para önemlidir. Hıristiyanlar için para aşkı tüm kötülüklerin anasıdır. Komutanlar için savaşın payandası,devrimciler için işçinin prangasıdır…İspanyol fatihlerinin zannettiği gibi güümüşten bir dağ mıdır? Nasıl oldu da paranın büyük kısmının görünmez olup bilgisayar ekranlarındaki rakamlara dönüştüğü bir dünyada yaşamaya başladık? Para nereden geldi? Nereye kayboldu?

Paranın yükselişi insanın yükselişi için elzemdir-Jacob Bronowski

Bütün büyük tarihsel olayların arkasında finansal bir sır giizlidir ve bu kitap bu sırların en önemlisini aydınlatmak üzere yola çıkmıştır. Mesela rönesan sanat ve mimari piyasasında büyük bir patlamaya yol açmıştır.,çünkü mediiiiiiiici gibi İtalyan bamkerler doğudan öğrendikleri matematiği parasal işlere uygulayıp servet sahibi olmuşlardır. Hollanda,Habsburg İmparatorluğuna üstün gelmiştir…s-9-11

Er yada geç her balon patlar… er yada geç fiatların düşeceği beklentisini düşünen alıcılarınkini, er yada geç hırs yerine korkuya bırakır… 1929 ve 1933 yılları arasında büyük buhran’nın başlamasına neden olarak Amerikan bankacılık sistemindeki büyük darama gösterilir…Fins aynı zamanda aramızdaki farklılıkları da körüklüyor.Şanslı ve zeki olan zenginleşirken, şanssız ve pek zeki olamayanları yoksullaştırıyor…”s-18

Açgözlü hayaller paranın olmadığı bir dünya düşleyin, yeni insanlar kendilerine yaşamaları için gerekli olan ne varsa fazlasıyla veren,yarın kaygısı olmayan, ne varsa fazlasıyla veren doğaya gövenen , yarın kaygısı olmadan yaşayan, avcı, toplayıcı atalarına benzeyecekler …” (3)

Nobel Ödüllü iktisatçı Jeseph Stiğlitz başkanlığında önde gelen ekonomist ve uzman, gelir ve servet eşitsizliği konusunda yazdıkları raporda bağımsız bir uluslararası panel kurulması çağrısında bulunmaktalar. “…Dünyanın İklim krizi kadar eşitsizlik kriziyle de karşı karşıya olduğu, bunun da siyasi istikrarsızlık ve çatışmaların artmasına ve demokrasiye olan güvenin azalmasına “ yol açtığı gerçeğine dikkatleri çekerek günümüzde dünyanın en büyük sorunlarına çözüm bulunması önerilmekte. . (4)

N.Hoca’nın“ insanların hepsi bir tarafa giderse dünyanın dengesi bozulur…" sözünü unutmadan , çeşitli hastalıklarla mücadele eden dünyaya, iki gözle bakıp ayrıntıları ve farkları görerek , kökleri derinlerde sevgi ve dostluk çınarınızı büyüterek, sezgilerimizi toplumsal bakışla zenginleştirip ve dengeleri koruyarak ,gerçekleri gören , akıl ve mantık süzgecinde yeni bir yaşam anlayışıyla, sağlık ve huzur içinde yeni yılı ve yılları kutlayalım. Sağlığınız, umutlarınız ve mutluluğunuz sonsuz olsun…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sorgunmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.