Durali Doğan
Köşe Yazarı
Durali Doğan
b
 

ÇANAKKALE TÜRK’ÜN AYAĞA KALKTIĞI YER DURALİ DOĞAN

ÇANAKKALE TÜRK’ÜN AYAĞA KALKTIĞI YER DURALİ DOĞAN                 Tarihin bazı sayfaları vardır ki sadece okunmaz…                 Hissedilir.                 Bazı zaferler vardır ki yalnız orduların değil, milletin kaderini belirler.                 Çanakkale…                 Bir savaşın adı değil, bir milletin yeniden dirilişidir.                 1915 yılı…                 Dünyanın en güçlü donanmaları, en büyük orduları Çanakkale Boğazı'na dayandılar.                 Amaçları belliydi: İstanbul'u almak, Türk milletini tarih sahnesinden silmek ve Anadolu'yu parçalamak.                 Karşılarında ise yorgun bir imparatorluk vardı.                 Ama o imparatorluğun bağrında, dimdik duran bir millet yaşıyordu.                 Anadolu'nun dört bir yanından gelen gençler cephelere koşuyordu.                 Kimi Yozgat'ın bozkırından, kimi Konya'nın ovasından, kimi Erzurum'un dağlarından…                 Birçoğu daha hayatın baharındaydı.                 Cephaneleri azdı, ekmekleri kıttı, elbiseleri yamalıydı.                 Ama yürekleri imanla doluydu.                 Çanakkale'de siperler yalnız toprak değildi;                 siperler, bir milletin namusunu koruyan son duvarlardı.                 Ve o günlerde tarih sahnesine bir komutan çıkıyordu:                 Mustafa Kemal.                 Conkbayırı'nda askerlerine söylediği sözler, sadece bir emir değil, bir milletin kaderini değiştiren bir çağrıydı:                 “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.”                 Bu söz, Türk askerinin ruhunu anlatan en büyük ifadedir.                 Çünkü o asker biliyordu ki arkasında vatan vardı.                 Arkasında bayrak vardı.                 Arkasında ezan vardı.                 Türk askeri o gün ölümü göze alarak siperlerden çıktı.                 Toprağa düşen her Mehmetçik, Çanakkale'nin destanına kan oldu, can oldu.                 Savaşın en şiddetli anlarından birinde Mustafa Kemal'in göğsüne bir şarapnel parçası isabet etti.                 Cebindeki saat parçalandı ama o hayatta kaldı.                 Belki de o an yalnız bir hayat kurtulmadı…                 Bir milletin geleceği kurtuldu.                 Çanakkale'de düşman sadece durdurulmadı.                 Bir millet yeniden ayağa kalktı.                 O gün Çanakkale'de yazılan destan, birkaç yıl sonra Anadolu'da başlayacak olan büyük kurtuluş mücadelesinin Milli Mücadele'nin ruhuydu.                 Çanakkale, Türk milletinin dünyaya verdiği en büyük cevaptır:                 Çanakkale Geçilmez.                 “Bu vatan geçilmez.”                 Bugün Çanakkale'nin rüzgârı hâlâ o günlerin sesini taşır.                 Siperlerde şehit düşen Mehmetçiklerin duaları hâlâ o topraklarda yankılanır.                 Ve o topraklarda bir isim, hâlâ dimdik durur:                 Mustafa Kemal.                 Çanakkale'de bir komutan doğdu…                 Ama aslında bir millet yeniden doğdu.                 18 Mart'ta Çanakkale'de şehit olan Kahramanlarımızı rahmetle andık.                 Ruhları şad olsun.                 Basta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere .bu vatanı bize emanet eden bütün kahramanları rahmet ve minnetle anıyoruz...         
Ekleme Tarihi: 19 Mart 2026 -Perşembe

ÇANAKKALE TÜRK’ÜN AYAĞA KALKTIĞI YER DURALİ DOĞAN

ÇANAKKALE

TÜRK’ÜN AYAĞA

KALKTIĞI YER

DURALİ DOĞAN

                Tarihin bazı sayfaları vardır ki sadece okunmaz…

                Hissedilir.

                Bazı zaferler vardır ki yalnız orduların değil, milletin kaderini belirler.

                Çanakkale…

                Bir savaşın adı değil, bir milletin yeniden dirilişidir.

                1915 yılı…

                Dünyanın en güçlü donanmaları, en büyük orduları Çanakkale Boğazı'na dayandılar.

                Amaçları belliydi: İstanbul'u almak, Türk milletini tarih sahnesinden silmek ve Anadolu'yu parçalamak.

                Karşılarında ise yorgun bir imparatorluk vardı.

                Ama o imparatorluğun bağrında, dimdik duran bir millet yaşıyordu.

                Anadolu'nun dört bir yanından gelen gençler cephelere koşuyordu.

                Kimi Yozgat'ın bozkırından, kimi Konya'nın ovasından, kimi Erzurum'un dağlarından…

                Birçoğu daha hayatın baharındaydı.

                Cephaneleri azdı, ekmekleri kıttı, elbiseleri yamalıydı.

                Ama yürekleri imanla doluydu.

                Çanakkale'de siperler yalnız toprak değildi;

                siperler, bir milletin namusunu koruyan son duvarlardı.

                Ve o günlerde tarih sahnesine bir komutan çıkıyordu:

                Mustafa Kemal.

                Conkbayırı'nda askerlerine söylediği sözler, sadece bir emir değil, bir milletin kaderini değiştiren bir çağrıydı:

                “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum.”

                Bu söz, Türk askerinin ruhunu anlatan en büyük ifadedir.

                Çünkü o asker biliyordu ki arkasında vatan vardı.

                Arkasında bayrak vardı.

                Arkasında ezan vardı.

                Türk askeri o gün ölümü göze alarak siperlerden çıktı.

                Toprağa düşen her Mehmetçik, Çanakkale'nin destanına kan oldu, can oldu.

                Savaşın en şiddetli anlarından birinde Mustafa Kemal'in göğsüne bir şarapnel parçası isabet etti.

                Cebindeki saat parçalandı ama o hayatta kaldı.

                Belki de o an yalnız bir hayat kurtulmadı…

                Bir milletin geleceği kurtuldu.

                Çanakkale'de düşman sadece durdurulmadı.

                Bir millet yeniden ayağa kalktı.

                O gün Çanakkale'de yazılan destan, birkaç yıl sonra Anadolu'da başlayacak olan büyük kurtuluş mücadelesinin Milli Mücadele'nin ruhuydu.

                Çanakkale, Türk milletinin dünyaya verdiği en büyük cevaptır:

                Çanakkale Geçilmez.

                “Bu vatan geçilmez.”

                Bugün Çanakkale'nin rüzgârı hâlâ o günlerin sesini taşır.

                Siperlerde şehit düşen Mehmetçiklerin duaları hâlâ o topraklarda yankılanır.

                Ve o topraklarda bir isim, hâlâ dimdik durur:

                Mustafa Kemal.

                Çanakkale'de bir komutan doğdu…

                Ama aslında bir millet yeniden doğdu.

                18 Mart'ta Çanakkale'de şehit olan Kahramanlarımızı rahmetle andık.

                Ruhları şad olsun.

                Basta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere .bu vatanı bize emanet eden bütün kahramanları rahmet ve minnetle anıyoruz...         

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sorgunmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.