Durali Doğan
Köşe Yazarı
Durali Doğan
b
 

İSTİKLAL MARŞI'NI İLK DİNLEYEN

İSTİKLAL MARŞI'NI İLK DİNLEYEN DURALİ DOĞAN Bir milletin kaderini değiştiren büyük sözler bazen kalabalık meydanlarda değil, küçük ve sessiz odalarda doğar. İstiklâl Marşı’nın ilk kez kime okunduğu da böyle mütevazı bir hatıranın içinden bize ulaşır. Milli Mücadele’nin en çetin günleri… Ankara’da, Taceddin Dergâhı’nın mütevazı odasında kalemini kağıda eğmiş bir şair vardır: Mehmed Akif Ersoy. Sabaha kadar süren bir yazma mücadelesi… Çünkü ertesi gün marş için son gündür. Yıllar sonra bu olayı, dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver anlatır. O gün Mustafa Kemal Atatürk’ün Meclis’teki odasında yapılan bir sohbette gazeteci Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu, İstiklâl Marşı’nı ilk kendisinin dinlediğini söyler. Ancak Hamdullah Suphi hemen itiraz eder. Ona göre dinlediği metin henüz tamamlanmamış bir taslaktır. Şiirin tamamı o gece Taceddin Dergâhı’nda yazılmıştır. Ertesi sabah, Akif’in kaldığı dergâha yemek getiren genç bir kız kapıdan içeri girer. Taceddin Sultan Camii imamı Hacı Tevfik Bey’in henüz 15 yaşındaki kızı Raife Hanım… Elinde Ankara’nın sade bir yemeği vardır. Akif ise sedirde oturmuş, dizinin üstünde kağıtlara bir şeyler karalamaktadır. Genç kız tepsiyi bırakıp sessizce çıkmak isterken Akif seslenir: -“Dur kızım, gitme… Sana yeni yazdığım bir şiiri okuyacağım.” Raife Hanım çekinerek oturur. Akif elindeki kağıtları alır, bir bardak su içer ve okumaya başlar: “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak…” O küçük odada yankılanan mısralar, aslında bir milletin kalbine yazılacak destandır. Genç kız büyülenmiş gibi dinler. Belki her kelimenin anlamını tam kavrayamaz ama kalbinin hızla çarptığını hisseder. Şiir bitince Akif gülümseyerek sorar: “Nasıl olmuş?” Raife Hanım heyecanla cevap verir: “Çok güzel olmuş efendim…” Yıllar sonra bu hatırayı oğlu, gazeteci Orhan Karaveli’ye anlatırken şöyle diyecektir: “İstiklâl Marşı’nın sözlerini dünyada ilk dinleyen kişi olacağımı nereden bilebilirdim?” İşte bazen tarih böyle yazılır. Bir milletin hürriyet destanı, önce küçük bir odada okunur… Ve onu ilk dinleyen masum bir çocuktur.
Ekleme Tarihi: 12 Mart 2026 -Perşembe

İSTİKLAL MARŞI'NI İLK DİNLEYEN

İSTİKLAL MARŞI'NI İLK DİNLEYEN

DURALİ DOĞAN

Bir milletin kaderini değiştiren büyük sözler bazen kalabalık meydanlarda değil, küçük ve sessiz odalarda doğar.

İstiklâl Marşı’nın ilk kez kime okunduğu da böyle mütevazı bir hatıranın içinden bize ulaşır.

Milli Mücadele’nin en çetin günleri…

Ankara’da, Taceddin Dergâhı’nın mütevazı odasında kalemini kağıda eğmiş bir şair vardır: Mehmed Akif Ersoy. Sabaha kadar süren bir yazma mücadelesi… Çünkü ertesi gün marş için son gündür.

Yıllar sonra bu olayı, dönemin Maarif Vekili Hamdullah Suphi Tanrıöver anlatır.

O gün Mustafa Kemal Atatürk’ün Meclis’teki odasında yapılan bir sohbette gazeteci Nizamettin Nazif Tepedelenlioğlu, İstiklâl Marşı’nı ilk kendisinin dinlediğini söyler. Ancak Hamdullah Suphi hemen itiraz eder. Ona göre dinlediği metin henüz tamamlanmamış bir taslaktır.

Şiirin tamamı o gece Taceddin Dergâhı’nda yazılmıştır.

Ertesi sabah, Akif’in kaldığı dergâha yemek getiren genç bir kız kapıdan içeri girer. Taceddin Sultan Camii imamı Hacı Tevfik Bey’in henüz 15 yaşındaki kızı Raife Hanım…

Elinde Ankara’nın sade bir yemeği vardır. Akif ise sedirde oturmuş, dizinin üstünde kağıtlara bir şeyler karalamaktadır. Genç kız tepsiyi bırakıp sessizce çıkmak isterken Akif seslenir:

-“Dur kızım, gitme… Sana yeni yazdığım bir şiiri okuyacağım.”

Raife Hanım çekinerek oturur. Akif elindeki kağıtları alır, bir bardak su içer ve okumaya başlar:

“Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak…”

O küçük odada yankılanan mısralar, aslında bir milletin kalbine yazılacak destandır. Genç kız büyülenmiş gibi dinler. Belki her kelimenin anlamını tam kavrayamaz ama kalbinin hızla çarptığını hisseder.

Şiir bitince Akif gülümseyerek sorar:

“Nasıl olmuş?”

Raife Hanım heyecanla cevap verir:

“Çok güzel olmuş efendim…”

Yıllar sonra bu hatırayı oğlu, gazeteci Orhan Karaveli’ye anlatırken şöyle diyecektir:

“İstiklâl Marşı’nın sözlerini dünyada ilk dinleyen kişi olacağımı nereden bilebilirdim?”

İşte bazen tarih böyle yazılır.

Bir milletin hürriyet destanı, önce küçük bir odada okunur…

Ve onu ilk dinleyen masum bir çocuktur.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sorgunmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.