Durali Doğan
Köşe Yazarı
Durali Doğan
b
 

GIRTLAĞINI SIKACAK DEĞİLİZ YA

GIRTLAĞINI SIKACAK DEĞİLİZ YA Kasım Kazancaıklıoğlu’nun politika macerasından anlatılanlar yazmakla, anlatılmakla bitmez. Seçim meydanları kadar, seçim sonrası yaşananlar da dillerde dolaşmıştır. 1950’li yılların ortaları… Bir genel seçim döneminde, Sorgun’un zeki ve sözüne güvenilir adamlarından Kekeç Kadir (Kadir Çetin Bey), CHP’den; Kasım Kazancıklıoğlu ise D.P.’den milletvekili adayıdır. Rakip partilerde olsalar da her ikisi de seçimi kazanmak için var gücüyle çalışır. Çalışırlar çalışmasına ama, seçim bitince cepler de bitmiştir. Seçimin son günü, elde kalan üç beş kuruşla otobüse binip Ankara’ya giderler. Sonuçlar hemen açıklanmadığı için günlerce beklemek gerekir. Hemşehrilik ağır basar; iki aday, aynı otelde kalır, umutla sonucu bekler. Sonunda haber gelir: İkisi de seçilememiştir. Üzerlerinde gıcır gıcır lacivert aday elbiseleri vardır ama cepler bomboştur. Memlekete dönmeden önce Kasım Bey’in aklına bir fikir gelir: -“Madem kaybettik, bari son bir Ankara ziyafeti olsun… Hesabı da Kekeç ödesin.” Hemen Kekeç Kadir’i lüks bir lokantaya davet eder. Etlisi, sütlüsü, tatlısı ne varsa söylenir. Sofra donanır, keyif yerine gelir. Hesap vakti gelince Kasım Bey rahatça seslenir: - “Haydi Kadir Bey, şu hesabı ödeyiver. Bende para kalmadı.” Kekeç Kadir şaşkındır: - “Deli misin Kasım? Beni sen davet ettin. Vallahi bende de para yok.” İşte o an, Kasım Bey’in meşhur “Deli Kasım’lığı” tutar. Garsona seslenir, lokanta sahibini masaya çağırır. Patron, lacivert elbiseli iki saygın zatı görünce hemen gelir, oturur. Kasım Bey söze girer: - “Beyefendi, lokantanız çok güzel. Yemekler nefis, servis kusursuz, garsonlar nazik…” Patron memnun, teşekkür eder. Kasım Bey devam eder: -“Yalnız merak ettiğim bir şey var. Diyelim ki biri geldi, yedi içti, giderken de hesabı ödemedi. Ne yaparsınız?” Patron, bir an durur, sonra gülümseyerek cevap verir: - “Ne yapacağız beyefendi…” - “Gırtlağını sıkacak değiliz ya!” Kasım Bey hiç beklemez: — “E iyi o zaman…” der. Biz de yedik, içtik,gidiyoruz.”
Ekleme Tarihi: 26 Şubat 2026 -Perşembe

GIRTLAĞINI SIKACAK DEĞİLİZ YA

GIRTLAĞINI SIKACAK DEĞİLİZ YA
Kasım Kazancaıklıoğlu’nun politika macerasından anlatılanlar yazmakla, anlatılmakla bitmez.
Seçim meydanları kadar, seçim sonrası yaşananlar da dillerde dolaşmıştır.
1950’li yılların ortaları…
Bir genel seçim döneminde, Sorgun’un zeki ve sözüne güvenilir adamlarından Kekeç Kadir (Kadir Çetin Bey), CHP’den; Kasım Kazancıklıoğlu ise D.P.’den milletvekili adayıdır. Rakip partilerde olsalar da her ikisi de seçimi kazanmak için var gücüyle çalışır. Çalışırlar çalışmasına ama, seçim bitince cepler de bitmiştir.
Seçimin son günü, elde kalan üç beş kuruşla otobüse binip Ankara’ya giderler. Sonuçlar hemen açıklanmadığı için günlerce beklemek gerekir. Hemşehrilik ağır basar; iki aday, aynı otelde kalır, umutla sonucu bekler.
Sonunda haber gelir: İkisi de seçilememiştir.
Üzerlerinde gıcır gıcır lacivert aday elbiseleri vardır ama cepler bomboştur. Memlekete dönmeden önce Kasım Bey’in aklına bir fikir gelir:
-“Madem kaybettik, bari son bir Ankara ziyafeti olsun… Hesabı da Kekeç ödesin.”
Hemen Kekeç Kadir’i lüks bir lokantaya davet eder. Etlisi, sütlüsü, tatlısı ne varsa söylenir. Sofra donanır, keyif yerine gelir.
Hesap vakti gelince Kasım Bey rahatça seslenir:
- “Haydi Kadir Bey, şu hesabı ödeyiver. Bende para kalmadı.”
Kekeç Kadir şaşkındır:
- “Deli misin Kasım? Beni sen davet ettin. Vallahi bende de para yok.”
İşte o an, Kasım Bey’in meşhur “Deli Kasım’lığı” tutar. Garsona seslenir, lokanta sahibini masaya çağırır. Patron, lacivert elbiseli iki saygın zatı görünce hemen gelir, oturur.
Kasım Bey söze girer:
- “Beyefendi, lokantanız çok güzel. Yemekler nefis, servis kusursuz, garsonlar nazik…”
Patron memnun, teşekkür eder.
Kasım Bey devam eder:
-“Yalnız merak ettiğim bir şey var. Diyelim ki biri geldi, yedi içti, giderken de hesabı ödemedi. Ne yaparsınız?”
Patron, bir an durur, sonra gülümseyerek cevap verir:
- “Ne yapacağız beyefendi…”
- “Gırtlağını sıkacak değiliz ya!”
Kasım Bey hiç beklemez:
— “E iyi o zaman…” der. Biz de yedik, içtik,gidiyoruz.”

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sorgunmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.