Durali Doğan
Köşe Yazarı
Durali Doğan
b
 

KABAK İLE KAVAK AĞACI

KABAK İLE KAVAK AĞACI         Bazıları yıllar içinde yükselir, bazıları bir anda… Peki hangisinin gölgesi daha uzun sürer?           Günümüzde herkes bir yerlere yetişme telaşında. Daha hızlı yükselmek, daha çabuk tanınmak, kısa sürede başarıya ulaşmak istiyoruz. Sanki hayatın ölçüsü, ne kadar hızlı ilerlediğimizmiş gibi.            Oysa eski bir hikâye bize başka bir şey söylüyor.            Rivayete göre bir adam, bir gün kavak ağacının altında otururken hemen yanında hızla büyüyen bir kabağı fark eder. Kabak, kısa sürede dallarını kavak ağacına kadar uzatmış, onun boyuna erişmiştir.            Adam şaşkınlıkla kavak ağacına sorar:          -Sen yıllardır buradasın. Bu kabak ise birkaç ayda senin boyuna ulaştı. Nasıl oluyor bu?             Kavak şöyle cevap verir:              -Ben yıllardır büyüyorum. Köklerimi toprağın derinliklerine salıyorum. Kabak ise hızlı büyüyor ama kökleri benim kadar derin değil.              Bugün bu hikâyeyi yeniden hatırlamakta fayda var.            Çünkü hız çağında yaşıyoruz. Bir gecede tanınmak, kısa sürede yükselmek, bir anda büyük sonuçlara ulaşmak artık mümkün.            Ancak hızlı yükselmekle kalıcı olmak aynı şey değil.           İş hayatında, siyasette, sanatta ve günlük yaşamda bunun örneklerini görüyoruz. Bir anda parlayan, kısa sürede zirveye çıkan insanlar olduğu gibi, yıllarca sessizce çalışan ve zamanla kendine sağlam bir yer edinenler de var.             Aradaki farkı ise çoğu zaman zaman gösteriyor.             Çünkü insanı ayakta tutan yalnızca bulunduğu makam ya da elde ettiği başarı değil; bilgisi, tecrübesi, emeği ve karakteridir.              Bunlar bir gecede kazanılmıyor.             Bir ağacın toprağın altında kök salması gibi, insanın da kendisini geliştirmesi zaman istiyor. Dışarıdan bakıldığında bu süreç görünmeyebilir. Fakat gün gelir, o görünmeyen emek kendisini gösterir.            İşte o zaman kimin gerçekten büyüdüğü anlaşılır.            Fırsatları zamanında değerlendirmek ve gerektiğinde hızlı karar vermek bir avantajdır. Ancak hız, sağlam bir temelin yerini tutmaz.          Çünkü yüksek bir binayı kısa sürede yapmak marifet değildir. Asıl mesele, ilk fırtınada ayakta kalabilmektir.         Belki de başarıyı değerlendirirken “Ne kadar hızlı geldi?” sorusundan çok, “Ne kadar sağlam kaldı?” diye sormalıyız.         Kabak bize hızın cazibesini, kavak ise sabrın değerini hatırlatıyor.           Hayatta herkes bir yere ulaşmak ister. Fakat mesele yalnızca oraya varmak değildir.            Önemli olan, vardığın yerde kalabilecek kadar sağlam olmaktır.
Ekleme Tarihi: 29 Ekim 2026 -Perşembe

KABAK İLE KAVAK AĞACI

KABAK İLE KAVAK AĞACI

        Bazıları yıllar içinde yükselir, bazıları bir anda… Peki hangisinin gölgesi daha uzun sürer?

          Günümüzde herkes bir yerlere yetişme telaşında. Daha hızlı yükselmek, daha çabuk tanınmak, kısa sürede başarıya ulaşmak istiyoruz. Sanki hayatın ölçüsü, ne kadar hızlı ilerlediğimizmiş gibi.

           Oysa eski bir hikâye bize başka bir şey söylüyor.

           Rivayete göre bir adam, bir gün kavak ağacının altında otururken hemen yanında hızla büyüyen bir kabağı fark eder. Kabak, kısa sürede dallarını kavak ağacına kadar uzatmış, onun boyuna erişmiştir.

           Adam şaşkınlıkla kavak ağacına sorar:

         -Sen yıllardır buradasın. Bu kabak ise birkaç ayda senin boyuna ulaştı. Nasıl oluyor bu?

            Kavak şöyle cevap verir:

             -Ben yıllardır büyüyorum. Köklerimi toprağın derinliklerine salıyorum. Kabak ise hızlı büyüyor ama kökleri benim kadar derin değil.

             Bugün bu hikâyeyi yeniden hatırlamakta fayda var.

           Çünkü hız çağında yaşıyoruz. Bir gecede tanınmak, kısa sürede yükselmek, bir anda büyük sonuçlara ulaşmak artık mümkün.

           Ancak hızlı yükselmekle kalıcı olmak aynı şey değil.

          İş hayatında, siyasette, sanatta ve günlük yaşamda bunun örneklerini görüyoruz. Bir anda parlayan, kısa sürede zirveye çıkan insanlar olduğu gibi, yıllarca sessizce çalışan ve zamanla kendine sağlam bir yer edinenler de var.

            Aradaki farkı ise çoğu zaman zaman gösteriyor.

            Çünkü insanı ayakta tutan yalnızca bulunduğu makam ya da elde ettiği başarı değil; bilgisi, tecrübesi, emeği ve karakteridir.

             Bunlar bir gecede kazanılmıyor.

            Bir ağacın toprağın altında kök salması gibi, insanın da kendisini geliştirmesi zaman istiyor. Dışarıdan bakıldığında bu süreç görünmeyebilir. Fakat gün gelir, o görünmeyen emek kendisini gösterir.

           İşte o zaman kimin gerçekten büyüdüğü anlaşılır.

           Fırsatları zamanında değerlendirmek ve gerektiğinde hızlı karar vermek bir avantajdır. Ancak hız, sağlam bir temelin yerini tutmaz.

         Çünkü yüksek bir binayı kısa sürede yapmak marifet değildir. Asıl mesele, ilk fırtınada ayakta kalabilmektir.

        Belki de başarıyı değerlendirirken “Ne kadar hızlı geldi?” sorusundan çok, “Ne kadar sağlam kaldı?” diye sormalıyız.

        Kabak bize hızın cazibesini, kavak ise sabrın değerini hatırlatıyor.

          Hayatta herkes bir yere ulaşmak ister. Fakat mesele yalnızca oraya varmak değildir.

           Önemli olan, vardığın yerde kalabilecek kadar sağlam olmaktır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sorgunmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.