Durali Doğan
Köşe Yazarı
Durali Doğan
b
 

YOZGATLI AŞIK ALİ

  YOZGATLI AŞIK ALİ          Yozgat’ın köklü kültür dünyasında yer alan Âşık Ali Bey, hayatına ilişkin sınırlı bilgilere rağmen şiiriyle geçmişten bugüne sesini ulaştıran isimlerden biridir.        17. yüzyılda yaşadığı belirtilen Ali Bey’in doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor. Yozgatlı olduğu ve Ağçakoyunlu aşiretinin beylerinden biri olduğu aktarılıyor. Bozok yöresinin tarihî ve kültürel zenginliği içinde yer alan bu isim, bugün bize yalnızca bir şairi değil, geçmişimizin izlerini de hatırlatıyor.        Rahmetli Araştırmacı-yazar Bahri Koçoğlu’nun Cönkler adlı eserinde ve hazırladığım Yozgat Şair ve Yazarlar Ansiklopedisi adlı çalışmasında da Yozgatlı Ali adına rastlıyoruz.       Âşık Ali Bey’in dizelerini okuduğumuzda yalnızca geçmişin sesini duymayız. Dostluğu, sevgiyi, güveni ve insan ilişkilerinin inceliklerini anlatan sözlerinde kendimizden de bir şeyler buluruz. Bakın, ne diyor: Terki diyar eder ben de gidersem Şahine tilkiyi yoldurma sakın Serim sağ olursa gece gelirim Ağlayıp gül benzin soldurma sakın       Bu dizelerde bir ayrılığın hüznü, sevdiğine duyulan şefkat ve geride kalana bırakılan bir teselli var. Şair, sanki uzaklara gitmek zorunda kalan bir insanın ardından sesleniyor: Üzülme, kendini tüketme; hayatın yükünü tek başına omuzlama. İnsan bazen uzun cümlelerle anlatamaz duygularını. Birkaç dize yeter; yürekte saklı ne varsa ortaya çıkar. Şairin öğütleri, sonraki dizelerinde daha da belirginleşiyor: Sakın ha sevdiğim yola durup da Geleni, geçeni dostum bilip de Ellerin sözünü kahirlenip de Kötüyü kendine güldürme sakın Aradan yüzyıllar geçmiş ama insanın sınavı pek değişmemiş       Bugün Âşık Ali Bey’in hayatını bütün ayrıntılarıyla bilmiyoruz. Hangi sokaklarda yürüdüğünü, hangi sevdaları yaşadığını, hangi acılarla yoğrulduğunu söyleyemiyoruz. Ama şiiri elimizde. Âşık Ali Bey belki yüzyıllar önce yaşadı. Onu dinleyenler çoktan aramızdan ayrıldı. Fakat dizeleri hâlâ bize bir şeyler söylüyor. SAKIN Âşık Ali Terk-i diyar eder, ben de gidersem, Şahine tilkiyi yoldurma sakın. Serim sağ olursa gece gelirim, Ağlayıp gül, benzin soldurma sakın.   Sakın ha sevdiğim, yola durup da, Geleni geçeni dostum bilip de, Ellerin sözüne kahirlenip de, Kötüyü kendine güldürme sakın.   Dostunun yanında yanıp açılma, Düşmanın yanında göğsün geçirme. Sakın sevdiğim, bir söz kaçırma, Dostuna hâlini bildirme sakın.   Adımı sorarsan Âşık Ali'yim, Üç gün akıllıyım, beş gün deliyim. Dostun bahçesinin gonca gülüyüm, Sakın düşmanlara yoldurma sakın
Ekleme Tarihi: 22 Ekim 2026 -Perşembe

YOZGATLI AŞIK ALİ

 

YOZGATLI AŞIK ALİ

 

       Yozgat’ın köklü kültür dünyasında yer alan Âşık Ali Bey, hayatına ilişkin sınırlı bilgilere rağmen şiiriyle geçmişten bugüne sesini ulaştıran isimlerden biridir.

       17. yüzyılda yaşadığı belirtilen Ali Bey’in doğum ve ölüm tarihleri kesin olarak bilinmiyor. Yozgatlı olduğu ve Ağçakoyunlu aşiretinin beylerinden biri olduğu aktarılıyor. Bozok yöresinin tarihî ve kültürel zenginliği içinde yer alan bu isim, bugün bize yalnızca bir şairi değil, geçmişimizin izlerini de hatırlatıyor.

       Rahmetli Araştırmacı-yazar Bahri Koçoğlu’nun Cönkler adlı eserinde ve hazırladığım Yozgat Şair ve Yazarlar Ansiklopedisi adlı çalışmasında da Yozgatlı Ali adına rastlıyoruz.

      Âşık Ali Bey’in dizelerini okuduğumuzda yalnızca geçmişin sesini duymayız. Dostluğu, sevgiyi, güveni ve insan ilişkilerinin inceliklerini anlatan sözlerinde kendimizden de bir şeyler buluruz.

Bakın, ne diyor:

Terki diyar eder ben de gidersem

Şahine tilkiyi yoldurma sakın

Serim sağ olursa gece gelirim

Ağlayıp gül benzin soldurma sakın

      Bu dizelerde bir ayrılığın hüznü, sevdiğine duyulan şefkat ve geride kalana bırakılan bir teselli var. Şair, sanki uzaklara gitmek zorunda kalan bir insanın ardından sesleniyor: Üzülme, kendini tüketme; hayatın yükünü tek başına omuzlama.

İnsan bazen uzun cümlelerle anlatamaz duygularını. Birkaç dize yeter; yürekte saklı ne varsa ortaya çıkar.

Şairin öğütleri, sonraki dizelerinde daha da belirginleşiyor:

Sakın ha sevdiğim yola durup da

Geleni, geçeni dostum bilip de

Ellerin sözünü kahirlenip de

Kötüyü kendine güldürme sakın

Aradan yüzyıllar geçmiş ama insanın sınavı pek değişmemiş

      Bugün Âşık Ali Bey’in hayatını bütün ayrıntılarıyla bilmiyoruz. Hangi sokaklarda yürüdüğünü, hangi sevdaları yaşadığını, hangi acılarla yoğrulduğunu söyleyemiyoruz. Ama şiiri elimizde.

Âşık Ali Bey belki yüzyıllar önce yaşadı. Onu dinleyenler çoktan aramızdan ayrıldı. Fakat dizeleri hâlâ bize bir şeyler söylüyor.

SAKIN

Âşık Ali

Terk-i diyar eder, ben de gidersem,

Şahine tilkiyi yoldurma sakın.

Serim sağ olursa gece gelirim,

Ağlayıp gül, benzin soldurma sakın.

 

Sakın ha sevdiğim, yola durup da,

Geleni geçeni dostum bilip de,

Ellerin sözüne kahirlenip de,

Kötüyü kendine güldürme sakın.

 

Dostunun yanında yanıp açılma,

Düşmanın yanında göğsün geçirme.

Sakın sevdiğim, bir söz kaçırma,

Dostuna hâlini bildirme sakın.

 

Adımı sorarsan Âşık Ali'yim,

Üç gün akıllıyım, beş gün deliyim.

Dostun bahçesinin gonca gülüyüm,

Sakın düşmanlara yoldurma sakın

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sorgunmedya.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.